Öne Çıkan Yayın
21 Mayıs 2016 Cumartesi
Noam Chomsky, Korsanlar ve İmparatorlar
Aziz Augustine Büyük İskender'in esir aldığı bir korsanın hikayesini anlatır. İskender korsana "Hangi cesaretle denizlere saldırganlık yapabildin?" diye sorar. Korsan "Sen hangi cesaretle tüm dünyaya saldırabildin?" diye cevaplar. Ve konuşmasını şöyle sürdürür: "Ben sadece çok küçük bir gemiye sahip olduğum için korsan diye adlandırılıyorum sense aynı şeyi çok büyük bir donanmayla yaptığın için imparator olarak adlandırılıyorsun." [Noam Chomsky, Korsanlar ve İmparatorlar]
6 Mayıs 2016 Cuma
Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Saatin kendisi mekan , yürüyüşü zaman , ayarı insandır...
Ben hürriyet kadar zıddı ile beraber gelen ve zıtlarının altında kaybolan nesne görmedim. Kısa ömrümde yedi-sekiz defa memleketimize geldiğini işittim. Evet, bir kere bile kimse bana gittiğini söylemediği halde, yedi-sekiz defa geldi; o geldi diye biz sevincimizden sokağa fırladık(...)nihayet şu kanaata vardım ki, ona hiç kimsenin ihtiyacı yoktur. hürriyet aşkı (....)bir nevi snobizmden başka bir şey değildir. Hakikaten muhtaç olsaydık, hakikaten sevseydik, o sık gelişlerinden birinde adamakıllı yakalar, bir daha gözümüzün önünden, dizimizin dibinden ayırmazdık.
Ekrem kütüphane dolusu kitapları okuyarak Nevzat Hanıma aşık olmaya hazırlanmıştı.
“-Ama doktor, ben hasta değilim...Allah rızası için... size anlattım.
tekrar gözlerini gözlerime dikti en katî sesiyle:
-Hastasınız... diye kesip attı. Psikanaliz çıktığından beri hemen herkes az çok hastadır.”
“Belki bu iyi gelir!" diyordum. Elbette birinden biri iyi gelecek ve ben de etrafımdakilere
“Kafamda ancak gölgesi geçen bir düşüncenin iki dakika sonra böyle cezasını çekeceğimi nereden bilebilirdim? Biz fakirler böyleyizdir. Kader sarayında bizim işlere bakan büro hiç şaşmaz, ihmal etmez. Zihnimizden geçen en uzak, en masum ihtimallerin, sadece şiddetle ret için düşündüğümüz şeylerin bile ceremesini öderiz.”
Hiç boks maçına gitmediniz mi? İlk önce bakamayız bile!Sonra birdenbire heyecanlanırız, bir taraf tutarız.Bir an evvel,kafi derecede kuvvetli olmamasına kızarız. Haydi!... deriz,daha kuvvetli!Daha müthiş!...deriz ve öyle olmadığı için üzülürüz. Fakat hangimiz o esnada o adamı yerinde bulunmayı isteriz?Hiçbirimiz,değil mi? Bunlar da öyle işte...Mücadeleyi bizim tarafımızdan seyrettiler. Ve bizi alkışladılar.O anda çok samimi idiler. Fakat "Ringe buyurun!" deyince işler değişti.Burada kendi menfaatler,emniyetleri var!”
Konusu ve değerlendirme için:
http://turgaygumeli.blogspot.com.tr/2011/09/ahmet-hamdi-tanpnarn-saatleri-ayarlama.html
Kaydol:
Yorumlar (Atom)