Öne Çıkan Yayın

6 Ağustos 2021 Cuma

Ağır Ölüm, Pablo Neruda

 Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar,

her gün aynı yoldan yürüyenler,

yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler,

tanımadıklarıyla konuşmayanlar. 

Ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, 

işlerinde ve sevdalarında mutsuz olup da bu durumu tersine çevirmeyenler,

bir düşü gerçekleştirmek adına kesinlik yerine belirsizliğe kalkışmayanlar, 

hayatlarında bir kez bile mantıklı bir öğüde aldırış etmeyenler. 


Ağır ağır ölür yolculuğa çıkmayanlar, 

okumayanlar, müzik dinlemeyenler, 

gönlünde incelik barındırmayanlar. 

Ağır ağır ölür ne kadar şanssız oldukları ve

sürekli yağan yağmur hakkında bütün hayatlarınca yakınanlar, 

daha bir işe koyulmadan o işten el çekenler, 

bilmedikleri şeyler hakkında soru sormayanlar, 

bildikleri şeyler hakkındaki soruları yanıtlamayanlar. 


Deneyelim ve kaçınalım küçük dozdaki ölümlerden,

anımsayalım her zaman: 

yaşıyor olmak yalnızca nefes alıp vermekten çok daha büyük bir çabayı gerektirir. 

Yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi muhteşem bir mutluluğun kapısına.

Pablo NERUDA

Vahşiler. Barbarlar ve Uygarlık, Jack Weatherford

 

Dünya tarihinde kültürel gruplar arası mücadelelerde zafer kazananlar genellikle “uygar" ünvanını kaparken yenilenler vahşiler, barbarlar, kâfirler ya da putperestler olma damgasını yer. Son yıllarda akademisyenler ve gazeteciler etnik gruplar, halk geleneği ya da ulusal azınlıklar gibi sözcükler kullanarak terminolojiyi yumuşattılar, ama geleneksel olarak dünya uygarlıklarının anaakımının dışında kalan bu öteki insanlar için doğru terimi hiçbir zaman tam olarak bulamadık. 

Şehirli insanlar, çevrelerindeki bölgelerin kaynaklarına ihtiyaç duymadıkları zaman bile, eğlence ve dinlenme adına çevrelerindeki dünyayı yok etmek için gene de yeni yollar bulurlar. Antik atalarının yaşama koşullarından çok daha farklı bir kentin hiç doğal olmayan ortamında yaşayan uygar insanlar doğa anlayışlarını kaybetmiştir ve insanlar anlamadıkları şeylere nadiren değer verirler. 

Modern dünyanın huzursuzluk, normalden sapma ya da çeşitliliğe hoşgörüsü azdı; belirli bir toplumsal sisteme uyan tektip bir nüfus talep ediyordu. Bu topluma uyamayan kadınlarla erkekler kendilerini İngiliz tutuklular gibi zorla sürgüne gönderilmiş buldular ya da Tazmanya aborjinleri gibi imhayla karşı karşıya kaldılar. 


29 Nisan 2021 Perşembe

Verimlilik ve Yaratcılık Üzerine Notlar

 

v  Günün ilk saatleri önemli! Nasıl başlarsan öyle devam eder!

v  Önemli işleri günün ilk saatinde yapmaya başlarsan devamında 2., 3. ve 4. saatlerde de kendini aynı işleri yaparken bulursun.

v  Aktivelerin önemi işin tanımına göre değişir. Aktiviteler önemli ve daha öz önemli olarak belirlenmelidir. Bir akademisyen için bilimsel çalışmalarıdır (tez, makale, proje vs.)

v  Önemli aktivitelerin illaki iş ile ilgili olması gerekmez. Örneğin spor, egzersiz yapmak çok önemlidir. Ya da bir öğrenci için yabancı dil ve programlama öğrenmek, kitap okumak gibi.

v  Genelde 9-5 çalışan insanlar mesai saatleri içerisinde yapamadıkları işleri mesaiden önce veya sonra yaparlar. Ama mesai sonrası çalışırken enerji düşük olabilir.

v  DÜŞÜK ÖNEMDE İŞLERİ ACIMASIZCA AZALT-ORTADAN KALDIR. 

      Gereksiz işlerle uğraşmak (sosyal medya, haber okumak vs.) beyni çok yorar, çok iş yapmış gibi hissedersin FAKAT GÜNÜN SONUNDA HİÇBİR İŞ YAPMAMIŞ OLURSUN.

Çalışırken:

o   Akıllı telefonla daha az zaman geçir

o   Gazete-haber okuma

o   İletişimi (facebook, twitter, email) kapat

"for success in life turn things off" (Srinivas Rao)

Neyi Kapatalım:

o   Sosyal medya bildirimlerini kapat!

o   E-mail bildirimlerini kapat!

Telefonda:

o   Sosyal medya uygulamalarını sil!

o   Çalışırken telefonu sessize al!

Bilgisayarda:

o   Çalışırken her zaman laptop kullanmak şart değil.

o   Bilgisayarı kapatıp çalışmayı dene

o   Analog çalışmayı öğren.

o   Başarılı insanlar haftada belirli saatlerini düşünmeye ayırırlar.

v  Etraftaki sesleri kapat-sessizlik

v  Yalnızca sesleri değil etrafındaki insanları da filtrele. Negatif enerji veren insanlardan çok pozitif enerji veren insanlar olsun etrafında.

DERİN ÇALIŞMAK

v  By turnings things of, you will find flow do more deep work, and be more prolific more productive and happier.

v  “Gereksiz şeylerle uğraşmak kendini sabote etmektir. Üretken olmak ve mükemmel çalışmak seni dikkat çekici hale getirir.

v  NE ÇALIŞIRSAN ÇALIŞ “DERİNE İN”

v  İnsan derine inince inanılmaz şeyler görür. Cal Newport

Önemli işler yapan insanların çoğu çalışırken derin çalışanlardır.

Odaklanmada dopamin etkisi

v  Tıkladığın her sayfa, okuduğun her email beyinde dopamin salgısını arttırır ve dopamin bağımlılık yapar. Böylece beynimiz sürekli telefonda-bilgisayarda gazete, twitter, instagram bildirimlerine bakmayı öğrenir. Bundan kurtulmanın yolu gereksiz şeyleri acımasızca azaltmaktır.

v  Derin çalışma (deep work) dopamin etkisi olmaz. Eskilerin tabiriyle nefse hoşgelmez. Bu yüzden başta çok sıkıcı gelebilir.

v  Ama zamanını derin çalışmaya ayırdığında akışa girersin, momentumun artar ve inanılmaz üretken ve bereketli olmaya başlarsın.

v  Çalışmalarda o kadar kaybolursun ki zamanı kaybedersin, zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın.

v  Günün sonunda kendini çok iyi hissedersin.

v  Günlük hayatta dikkat dağıtan şeyler artıyor. Derin çalışma daha da nadir hale geliyor. Sonuç olarak derin çalışmanın değeri artıyor.

     ALMAN ÇALIŞMA KÜLTÜRÜ çalışırken gereksiz şeylerle uğraşmamak ve işe odaklanmak konusunda güzel bir örnektir:

v  Almanlar işyerindeyken işle ilgili olmayan hiçbir şey ile uğraşmazlar.

v  İşyerinde çalışma saatlerinde mesai arkadaşlarıyla gevezelik etmezler.

v  Çalışma saatlerinde sosyal medya (facebook, twitter, instagram) kullanmazlar. İşyerinde çalışma saatleri içerisinde şahsi emaillerine dahi bakmazlar.

v  İş arkadaşlarıyla mesafelidirler. İş ile özel hayat arasında keskin bir çizgi vardır.

v  Mesai saatleri dışında yöneticilerin çalışanları araması çok yanlış görülür.


SON OLARAK: Derin çalışma-Yoğunlaşma konusunda, ünlü heykeltraş Rodin'in Avusturyalı ünlü yazar Stefan Zweig'e verdiği tarihi ders ile ilgili yazımı okumak için buraya  tıklayabilirsiniz: 


 

7 Mart 2021 Pazar

"Erteleme" Fernando Pessoa


Öbür gün, evet, yalnızca öbür gün...
Yarın öbür günü düşünmeye başlayacağım,
Belki her şey olup bitecek; ama bugün değil...
Hayır, bugün değil; bugün yapamam.
Öznel nesnelliğimin şaşırtıcı inadı, 
Gerçek yaşamımın uykusu, araya girmesi,
Sezinlemesi, bitimsiz  bezginlik-
Bütün dünyam bir tramvaya yetişme çabası-
Öyle bir ruh o...
Yalnızca öbür gün...

Bugün hazırlanmak istiyorum...
Hazırlanmak istiyorum kendi yarınım için, öbür günü düşünmek için...
Sonucu belirleyecek olan bu.
Halihazırda planlarım var, ama hayır, bugün planlama yok...
Yarın plan yapma günüdür.
Yarın dünyayı fethetmeye masama oturacağım;
Ama ancak öbür gün fethedeceğim dünyayı...

Ağladığımı hissediyorum, 
Apansız ağladığımı hissediyorum, derinden içime doğru...
Bugün ne olup bittiğini bilmeyin, bu bir giz, söyleyemem.
Yalnızca öbür gün...

Çocukken her hafta Pazar günü sirki beni eğlendirirdi.
Bugün bütün eğlencem çocukluğumdaki tüm hafta süren Pazar günü sirki...	
Öbür gün, bambaşka biri olacağım,
Yaşamım zaferle taçlanacak,
Zekamın bütün gerçek nitelikleri, iyi öğrenimim, uğraşım-
Hepsi toplanacak bir araya herkese duyurmalı ...
Ama herkese sunulan boşa gidecek yarın...  

Bugün uyumak istiyorum, gerçek nüshayı yarın yapacağım...
Bugün için, hangi gösteri yineleyecek çocukluğumu bana?
Yarın bir bilet satın alabilirsem,  
Gerçek gösteri öbür gün çünkü...	
			
Daha önce değil...
Öbür gün göstereceğim halkın karşısında yarınki  kendimi 
Öbür gün bugün ben olmadığım görülecek sonunda.
Yalnızca öbür gün...

Sokak köpeği gibi uykuluyum.
Gerçekten uykum var.
Yarın size her şeyi söyleyeceğim, ya da öbür gün...
Evet, belki de yalnızca öbür gün..

Adım adım...
Evet, adım adım..


14 Nisan 1928

                         Álvaro de Campos
Türkçesi: T . Asi BALKAR