Ayların günleri niçin 28, 30, 31 gibi farklı?
Romalılar milattan 758 yıl önce 10 aylık takvim uygulamasına
başladılar. Bu ilk orijinal Roma takviminde aylar, gündüz ve gecenin eşit
olduğu, binlerce yıldır hayatın başlangıç zamanı olarak kabul edilen Mart
ayından başlamak üzere, Martius (Mart), Aprilis (Nisan), Maius (Mayıs), Junius
(Haziran), Quintilis (Temmuz), Sextilis (Ağustos), September (Eylül), October
(Ekim), November (Kasım) ve December (Aralık) idi.
Bu ay adlarından Quintilis'den (Temmuz), December'a (Aralık) kadar
olanlar, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 rakamlarının Roma'lılarca telaffuz ediliş şekliydi
yani, Mart başlangıçlı takvime göre bu aylar yılın 5'inci, 6'ncı, 7'nci,
8'inci, 9'uncu, ve 10'uncu aylarıydılar. Bu 10 aylık takvim geride hesaba
katılmamış daha 60 gün bırakıyordu.
Yedek olarak bırakılan bu 60 gün sorun yaratınca, Janarius (Ocak)
ve Februarius (Şubat) adları ile iki ay daha eklenerek takvim tamamlandı. Yani yılın ilk ayı Martius (Mart), son ayı
ise Februarius (Şubat) oldu.
Asırlar sonra milattan 46 yıl önce Roma
İmparatoru Julius Caesar (Sezar), muhtemelen politik sebeplerden takvimde bazı
değişiklikler yaptı. On bir ayı 30 ve 31 gün olarak iki şekilde düzenledi,
yılın son ayı olan Şubat'a 29 gün verdi, her dört senede bir Şubat'a bir gün
ilavesini kabul etti. Ancak sonra nedendir bilinmez Janairus'u (Ocak) yılın ilk
ayı olarak ilan etti. Böyle olunca da, her 4 yılda bir eklenecek bir günün,
yeni durumda yılın ikinci ayı konumuna gelmesine rağmen Februarius'a (Şubat)
eklenilmesine devam edildi.
Julius Caesar'ın beklenmeyen ölümünden
(Sen de mi Brütüs olayı!) sonra, Romalılar bu çok sevdikleri imparatorlarının
anısına Quintilİs (Temmuz) ayının ismini July olarak değiştirdiler.
Ondan sora tahta çıkanlardan, Augustus
kendi şerefine, Sextilis (Ağustos) ayının adını kendi ismi ile değiştirerek, bu
aya August adını verdi. Ama ortaya başka bir sorun çıkmıştı. Sezar'ın ayı 31
gün, Augustus'un ayı ise 30 gün çekiyordu. Sorunu yine imparatorun kendisi
çözdü ve zaten 29 gün olan Şubat'tan bir gün daha alarak Ağustos'a ekleyiverdi.
Böylece iki ay da eşitlenmiş oldu.
İşte size takvimin, niçin 12 ay olduğunun,
ayların isimlerinin nasıl konduğunun ve niçin farklı sayıda günlerden meydana
geldiklerinin, dört sene sonra eklenecek artık günün niçin yılın sonuncu değil
de, alakasız bir şekilde ikinci ayına eklendiğinin küçük bir hikayesi.
Özellikle ortaçağda
takvimler üzerinde o kadar oynanmıştır ki, yapılan bilimsel hesaplamalara göre,
İsa'nın bugün kabul edilen Milattan, yani İsa'nın doğumundan yaklaşık 6 yıl
önce doğduğu, 36 yıl yaşayıp Milattan sonra 30 yılında öldüğü ileri
sürülmektedir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder