Ne
ekerseniz, onu biçersiniz! Ne pişirirseniz, onu yersiniz!
Eğer
gençliğin ruhunu ekilmeyen bir tarla gibi kendi haline bırakırsanız, orada
ısırgan ve diken yetişir. Anne-babaların, çocuklarının aklını ve kalbini güzel
şeyler ekmeden kendi haline bırakması, akla ve vicdana uymaz. Hatta böyle bir
ihmal, ahlâksızlıktır, cinayettir. Çünkü çocukların iyi terbiye görüp görmemesi
meselesi, yalnız anne-babayı ilgilendiren hir mesele olmayıp, aynı zamanda
toplumu ve devleti de şiddetle ilgilendiren hayatî bir meseledir.
İstediğiniz
kadar kusursuz anayasalar yapın, seçim hususunda halka dilediğiniz kadar haklar
tanıyınız. Eğer çocuklarınız gerektiği şekilde eğitim almazlarsa hayata bir hiç
olarak atılırlarsa, parlementolar ve bütün hukuk düzeni yerli yerinde olmasına
rağmen sosyal hayat yine de sorunlarla dolacaktır.
Bu
nesilden gelen memurlar vurdumduymaz, devlet adamları ise siyasi cambaz olur. Milletvekilleri
çıkar peşinde koşar.
Okullar
yeni neslin kafasını ve kalbini kurutan, kavuran yerler olur. Basın, sokaklarda
kendini satışa çıkaran, allı pullu kadınlara döner.
Tok veya aç olan halk kitleleri ise, kendilerine
yabancı olan her şeye, özellikle varlıklı sınıfa mensup insanlara karşı nefret,
kıskançlık ve intikam duygulan beslemeye başlarlar.
Kaynak: Grigory PETROV, Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder