🌿 Kendi bahçeni yeşertme üzerine...
Hayatta bazen mutluluğun, başarının veya sevginin peşinden o kadar hırslı koşuyoruz ki asıl meseleyi kaçırıyoruz. İşte üç farklı çağdan, üç dev ismin bizlere bıraktığı o ortak hayat dersi:
Hayatta bazen mutluluğun, başarının veya sevginin peşinden o kadar hırslı koşuyoruz ki asıl meseleyi kaçırıyoruz. İşte üç farklı çağdan, üç dev ismin bizlere bıraktığı o ortak hayat dersi:
🦋Mário Quintana der ki; "Kelebek peşinde koşarak zamanını boşa harcama, güzel bir bahçe inşa edersen kelebekler bahçene konacaktır. Günün sonunda hiç kelebek gelmese bile, elinde hâlâ harika bir bahçe olacaktır."
🌸 Veronica A. Shoffstall ekler; "Birinin sana çiçek getirmesini beklemek yerine, git kendi bahçeni dik ve kendi ruhunu kendin süsle."
🌍 Voltaire ise tüm bu felsefeyi kahramanı Candide'in ağzından şu şekilde genişletir: "Her ne olursa olsun, biz kendi bahçemizi yeşertmeliyiz. Bu iş, üç büyük kötülük olan can sıkıntısını, ahlaksızlığı ve yoksulluğu bizden uzak tutar."
Yani kısaca; dolanma, bahçeni ek.
Kierkegaard aslında şöyle yazmıştı günlüğüne: "Felsefenin söylediği gayet doğrudur: Yaşam geriye doğru anlaşılır. Gelgelelim öbür önermeyi unutuyorsun: Fakat ileriye doğru yaşanır."
"Zalimlerin öteki dünyada yanmasının bu dünyada zulüm gören insanlara ne faydası olduğu hala belli değil."
Friedrich Nietzsche
"İyi okumak; yavaşça, derinlemesine, ihtimam ve ihtiyatla, ardındaki niyeti düşünerek, açık kapılar bırakarak, nazik parmak ve gözlerle okumak demektir..." Friedrich Nietzsche
[Morgenröte (Tan Kızıllığı), KSA 3: 17]
"Beni ilk kez aldattığında sana, ikinci kez aldattığında bana yazıklar olsun." Çinli Bilge Sun Tzu
There exists a field, beyond all notions of right and wrong. I will meet you there."iyinin ve kötünün ötesinde bir yer var seninle orada buluşacağız" Mevlana
"Pain is inevitable. Suffering is optional. The world doesn’t stop for your grief. Life just goes on." Haruki Murakami (Japanese novelist)
Pederem ravza-i Rıdvân be-du gendum bifurûht Nâ-halefbâşem eger men be-ceî nefrûşem. Hafız-ı Şirazi
"Atam Âdem, Rıdvan'ın mübarek bağlarını iki buğday tanesi mukabilinde elden çıkardı; ben de eğer o kutsal mirası bir arpa tanesi karşılığında terk etmezsem, soyumun namına leke sürmüş, hakir bir varis sayılayım." M. Kaplan tarafından çevrilmiştir.
Arthur Schopenhauer’in kirpi ikilemi:
“Soğuk bir kış sabahı çok sayıda oklu kirpi, donmamak için birbirine bir hayli yaklaştı. Az sonra oklarının farkına vardılar ve ayrıldılar. Üşüyünce birbirlerine tekrar yaklaştılar. Oklar rahatsız edince yine uzaklaştılar. Soğuktan donmakla, batan okların acısı arasında gidip gelerek yaşadıkları ikilemi, aralarındaki uzaklık, her iki acıya da tahammül edebilecekleri bir noktaya ulaşıncaya kadar sürdü. İnsanları bir araya getiren, iç dünyalarının boşluk ve tekdüzeliğidir. Ters gelen özellikler ve tahammül edemedikleri hatalar onları birbirinden uzaklaştırır. Sonunda, bir arada var olabilecekleri, nezaket ve görgünün belirlediği ortak noktada buluşurlar.”
"Giydiğin şu gömleği yırtıp atmalısın önce; cehalet elbisesini, kötülüğün temelini, çürümenin bağlarını, karanlık zindanı, canlı ölümü, duyumsayan ölüyü, taşıyadurduğun mezarı..."
[Corpus Hermeticum, 7: 2] @Kaan_H_Okten
“Bazı hayatların daha değersiz olduğu düşüncesi, dünyadaki bütün kötülüklerin kaynağıdır.”Paul Farmer
-Ludwig van Beethoven, 10 yaşındaki bir kız çocuğuna yazdığı mektubunda:"Hayatın boyunca bilim ve sanatla uğraş. Çünkü ancak bunlar, insanı tanrı katına yükseltir."
"Fahre fort, übe nicht allein die Kunst, sondern dringe auch in ihr Inneres; sie verdient es, denn nur die Kunst und die Wissenschaft erhöhen den Menschen bis zur Gottheit."
Beethoven an Emilie M. in Hamburg, Töplitz, 17. Juli 1812 (BGA 585).Original nicht bekannt; Text nach dem Erstdruck: Thayer III, S. 205. Dort lautet die Quellenangabe: "Mitgetheilt von Herrn Matthias Sirk aus Gratz in Steiermark".
“Only art and science can raise men to the level of gods.”
"Yalan söylediklerini biliyoruz,Yalan söylediklerini biliyorlar,Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar,Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz,Ama hâlâ yalan söylüyorlar." Aleksandr Soljenitsin
Bir başkasının dümen suyuna nasıl kayılır?
Neden merak ederiz? Yeni ve karmaşık şeyler beyinde belirsizlik oluşturur, gerilim doğurur ve beyin, bunu sevmez. Kendini rahat hissetmek için kapasitesini bu belirsizliği ya da çelişkiyi çözmeye odaklar. Merak etmeyen ya biat tuzağına düşmüş ya da zihnini rölantiye almıştır. Meraksız insanın varacağı; bir başka meraklının dümen suyundan gitmek olacaktır. Zira başka bir varoluşu merak etmemiştir.KARAR SÜREÇLERİ NASIL KALİTELİ HALE GELİR?
Merakın güzel yanı; giderilmesi halinde beyinin bu gayreti ödüllendirmesi ve dopamin üretmesidir. Kendini iyi hissedersin, merakını giderir, öğrenmiş olursun. Öğrenmek, beyin kapasitesini genişletir, karar süreçlerini kaliteli hale getirir, insanı hayatta tutacak yetenekler geliştirir.Merak, insana bahşedilmiş en büyük ödüldür. Kaybetmemeye bak. Peşinden git ve daha fazla neyi merak edebileceğini gör. Kaybedersen biat ile cezalandırılacaksın ki bu da zihnine yapabileceğin en büyük zulüm olacaktır. Unutma ki biat, merakın can düşmanıdır.
Merak, öğrenmeyi tetikler. Şu gök kubbe nasıl ayakta duruyor? Ekonomi neden zor durumda? Biz niçin bu haldeyiz? Daha iyi bir hayat mümkün mü? Beni mutlu edenler nedir? Ateş böceği ışığını nasıl üretiyor? Okyanuslar kirlenirse ne olur? Rakiplerimden eksik yaptığım nedir?
Sorular sorular… Her biri merak ile üretilen sorular… Hele ki nitelikli merakın varsa, nitelikli sorular üretirsin. Nitelikli sorular, kaliteli cevaplara ulaştırır. Kaliteli cevaplar ise hayatı daha kolay, güzel, anlamlı kılar. Benim hayatımdaki en anlamlı noktalama işareti; soru işaretidir ki merakı temsil eder. Merakı kaybetme ki zihnin diri ve duru kalsın.Şeref Oğuz
https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/bilinmeyenin-korkusundan-merak-ederek-uzaklas/736818
Geçti gün ferdayı ko sâat bu sâat dem bu dem."Dün geçti, yarın gelir mi gelmez mi belli değil; saat bu saattir, an bu anŞeyh Galib
"In God we trust—All others must bring data."
Allah'a güvenimiz tam—Diğer herkes lütfen veri getirsin.
W. Edwards Deming
dixi et salvavi animam meam
söyledim ve ruhumu kurtardım.
"Wege entstehen dadurch, dass man sie geht."
"Yollar yürünerek oluşturulur."Franz Kafka
"Tatlı bir yalan söylersen 10 kişi seni alkışlar, acı bir gerçek söylersen 8 kişi sana saldırır. Ama iki kişi sorgulamaya başlar. "O iki kişiye selam olsun!.. Aylaklığa Övgü - Bertrand Russell
"sana nasıl düşüneceğin değil ne düşüneceğin öğretildi" Baradaran-e Leyla
@Kaan_H_Okten
"Wer nicht von dreitausend Jahren sich weiß Rechenschaft zu geben, Bleib im Dunkel unerfahren, Mag von Tag zu Tage leben."
Üçbin yıllık geçmişinin hesabını yapamayan insan, karanlıkta kalms, günübirlik yaşayan insandır. Johann Wolfgang von Goethe
"Yaşamda yapılacak o kadar çok hata var ki aynı hatada ısrar etmenin anlamı yok." Jean-Paul Sartre
-------
Ve insanlar,ah, benim insanlarım,yalanla besliyorlar sizi,halbuki açsınız,etle, ekmekle beslenmeğe muhtaçsınız.Ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya,göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.
Nazım Hikmet Ran
--------
Prusya ordu geleneklerine göre yetişmiş bir general olan Kurt von Hammerstein-Equord şöyle demiştir: Subaylarımı dört sınıfa ayırırım: zekiler, çalışkanlar, tembeller ve aptallar. Her subay daima bu niteliklerden ikisine sahiptir. Zeki ve çalışkan olanları karargaha atarım. Aptal ve tembel olanlardan belirli koşullar altında faydalanılabilir. Zeki ve tembel olan adam, en yüksek liderlik pozisyonlarına hak kazanır. Zor kararlar için gerekli ve zihinsel açıklığa sahiptir. Burada zeki ve tembel olan subayın işleri en etkin bir şekilde yaptığı ve zeki olduğu için de nerede risk alıp yakalanmadan tembelliğe devam edeceğini nerede risk almaması gerektiğini bildiği vurgulanmaktadır. Hammerstein, "kim aptal ve çalışkansa ondan kurtulmak gerekir, çünkü o çok tehlikelidir" demiştir. General McArthur da benzer şeyler söylemiştir: "Zeki ama tembel bir adamı stratejist olarak, zeki ama enerjik bir adamı Kurmay başkanı olarak kullanabilirsiniz, ama enerjik ve aptal bir adamınız varsa Tanrı yardımcınız olsun." @TuncSatiroglu
-------------------------
“Şans hazırlıklı zihinlerden yanadır” Pasteur
Candide, Türk'e: "Çok geniş, çok bereketli bir toprağınız olmalı," dedi. Türk: "Yalnızca yirmi dönümlük bir yerim var," diye yanıtladı; burasını çocuklarımla birlikte eker biçerim; bu iş, üç büyük kötülük olan can sıkıntısını, ahlaksızlığı ve yoksulluğu bizden uzak tutar." Candide çiftliğine dönerken, Türk'ün söyledikleri üzerine derin derin düşündü. Pangloss'la Martin'e: "Bana bu iyi yürekli yaşlı adamın, birlikte yemek yediğimiz altı kralın hayatına değişilmiyecek bir hayatı var gibi geliyor" dedi. Voltaire, Candide
--------------------
“İçimizde şeytan yok ... İçimizde acizlik var, tembellik var. İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç olan bir şey; hakikatleri görmekten kaçma eğilimi var.” Sabahattin Ali
--------
“Yalanlamak ve reddetmek için okuma. İnanmak ve her şeyi kabul etmek için de okuma. Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma. Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku.” Francis Bacon
-------
Kendine yardım etmeye niyeti olmayan birine yardım etmeniz zorlayıcı, anlamsız ve gereksizdir. Hem sonuç alamazsınız hem de o kişiyle aranızın bozulma ihtimali yükselir.Muhatabın hazır hale gelmesini beklerken sadece bilgilendirmek yeterlidir.Bir İngiliz atasözü şöyle der: “Atı suyun kenarına götürebilirsiniz ama ona zorla su içirtemezsiniz.” Mümin Sekman, Ataleti yenmek
"İnsan potansiyeli üzerinde yapılan çalışmalar insanların 'yapabileceklerinin limitini' eğitim ve yetenek düzeylerinin, 'yaptıklarının limitini' ise moral ve motivasyon seviyelerinin belirlediğini gösteriyor." Mümin Sekman, Ataleti yenmek--------“Tembellik iki çocuklu bir annedir; kızının adı açlık, oğlunun adı hırsızlık.” Victor Hugo--------“Tanrı bize iki yuvarlak organ verdi; biri oturmak, diğeridüşünmek için. Başarımız hangisini daha çok kullanacağımıza bağlı!” Ann Landers-------“Tembellik vücudun aptallığı, aptallık da zihnin tembelliğidir.” William Shakespeare---------------“İnsan ruhunun acımayı bilmesi, Tanrı’nın istemine sığınması, gerçeğin ekseni çevresinde dönmesi, hiç kuşkusuz yeryüzünde erişilmiş bir cennettir.” Francis Bacon
“İnsan her zaman kahraman olmaz ama her zaman insan olabilir,” Francis Bacon
Francis Bacon'a göre, yanlış kararlar vermemize neden olan zihnimizin 4 tür putu vardır. Bunlar:
“Idola tribus”= “Soy Putları”: Algıya körü körüne güvenme, genelleştirme, kanıtları görmezlikten gelme ve sonuca sıçrayış. “Idola specus”= “Mağara putları”: Kişisel eğilimler, alışkanlıklar, çevre ve okumanın biçimlendirdiği davranış kalıpları. “Idola fori”= “Çarşı putları”: Zihni bulandıran soyut sözcükler, dayanağı olmayan kavramlarla hayatı tanımlama.“Idola theatri”= “ Tiyatro putları”: Eski öğretilere sorgusuz teslim oluş, yıllarca benimsenmesinden dolayı basmakalıp kuramlara bağlılık.
------------------“Kötü yönetilen bir ulus için ilk ilaç enflasyondur, ikincisi ise savaştır. İkisi de geçici bir refah sağlar ama kalıcı bir yıkım getirir. İkisi de politik ve ekonomik fırsatçıların sığınağıdır.” Ernest Hemingway-----"Bir hata yapıp bunu düzeltmeyen kişi ikinci bir hata yapar."Konfüçyüs-------''Çünkü insan babasının değil, alışkanlıklarının çocuğudur.'' İbn Haldun, Ahmet Arslan
------Savoir pour prévoir,prévoir pour pourvoir Bilmek, öngörmek için, öngörmek, hükmetmek için.... Auguste Comte
-------
"... zira vicdan kaskatı olunca dini neyin üzerine inşa edeceksiniz?" Kant
“Rotterdam’lı Erasmus, hangi yandandır, öğrenmek istedim.Ama bir tacir şu karşılığı verdi bana:Erasmus est homo pro se, Erasmus kendinden yanadır.” Stefan Zweig, ‘Rotterdamlı Erasmus’un Zaferi ve Trajedisi'
“Nemo in sese tentat descendere”. Ama kimse kendi içine inmeye çalışmaz. Romalı şair Persius
Bana göre, yalınlığı ve açıklığı hedeflemek tüm entelektüellerin ahlaki görevidir: açıklık eksikliği günahtır ve gösteriş suçtur. Karl Popper
Toplumlar üstesinden gelemeyecekleri sorunları gündeme getirmezler.Karl Marx
“THE MULTITUDES remained plunged in ignorance… and their leaders, seeking their votes, did not dare to undeceive them.”"Kalabalıklar cehalet içinde kaldı, onların oyunu isteyen liderleri, onları uyandırmaya cesaret edemedi."Winston Churchill
Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar/ ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar/ Ve sırf dardı diye kafalar düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik. Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik. C.Bukowski
Çekip giderken bu dünyadansana ne armağan alsamgiderayak gönlün olsun diye?Gökçe çiçeklerini mi ilkyazın,yaz boyu öten guguk kuşlarını mı, sarı yapraklarını mı sonbaharın?
Bekle beni, döneceğim ben.Çok çok, bıkmadan bekle!Sarı yağmurlarınHüznü basınca,Kar kasıp kavururken,Kızgın sıcaklarda - bekle.Uzak yerlerden mektuplar kesilinceBekle beni.Birlikte bekleyenlerin beklemektenUsandığına bakma, bekle...... Konstantin Mihavloviç Simonov
"The past is never dead, it is not even past." "Geçmiş asla ölmüş değildir, geçmiş geçmiş bile değildir." William Faulkner
Her insan mutlu olamaz...Çünkü; gereğinden fazla özler dünü,Hak ettiğinden fazla düşünür yarını...Ve hiç hak etmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü...
Her insan mutlu olamaz...Çünkü; gereğinden fazla özler hayatından çıkanları. Hak ettiğinden daha büyük umutla bekler hayatına girecekleri. Ve asla göremez yanı başındakileri...Erich Fromminsan fırsatların gelmesini bekler,fırsatlar da insanın gelmesini...fırsatlar bekler, insanlar bekler;kazanan hep mazeret olur...
"Yalnız kalmaktan daha kötü şeyler de vardır hayatta ama genellikle bir ömür alır bunun farkına varmak... o zaman da çok geçtir ve çok geçten daha kötü bir şey yoktur hayattta." C. Bukowski
Hiç bir zaman okulumun eğitimimi engellemesine izin vermedim. [Mark Twain]
Güvenilir bir dost aramaya adasam da ömrümü/ Hoşgörüm oyaladı durdu beni yollarda/ Beldeler ve halkları suret değiştirmişlerdi/ Sanki insanları insan değildi... Divan, İmam Şafii
Dilden çıkan da ateşe benzer. Manasız yere gah hikaye yoluyla, gah laf olsun diye çakmak taşıyla demirini birbirine vurma!Zira ortalık karanlıktır, her tarafta pamuk dolu. Pamuk arasında kıvılcım nasıl durur? Zalim onlardır ki gözlerini kapamışlar, söyledikleri sözlerle bütün alemi yakmışlardır.Şeker gibi söz söylemek istersen sabret, haris olma...[Mesnevi I.Cilt'den, Mevlana]
"Akropolis'te Sokrates'le tartıştık. Bana varolmadığımı ispat etti. Moralim çok bozuk..." [Woody Allen]
Gökyüzünde kuşlar vardı. / Hiç görmemiştim onları cıvıl cıvıl ötüşürken / hayır, kesinlikle görmemiştim. / Ta ki seninle tanışıncaya kadar/Tam çeyrek yüzyıl.Ne çabuk geçiyor bu hayat!
Duyan Yok, Söyleme Başında Bin Türlü Bela Olsa/Emin Olma Ki Her Şahsa, Hatta Evliya Olsa/Sokar Akrep Gibi Fırsat Bulunca, Akraban Olsa/Bütün Ebnay-i Adem Zehirli Mare Dönmüştür [Kazancı Bedih - Ağarmış saçların]
Büyük kalarak yaşamanın şartı odur ki her küçüğün kim olduğunu bilesin. [Sadi Şirazi]
Paran varsa range rover, paran yoksa game over [amerikan atasözü]
Sana gelip aleyhime söyleyecek olanlar bilmiyorlar ki dostluğumuzun cinsi onların anlayacağı bir neviden değildir. Havada, ziyada, suda ve semada aynı şeyleri sevmiş olmanın yapacağı dostluğu bilmiyorlar. Heyhat ki bu türlü dostluğun kudretini sen de bazen unutur gibi oluyorsun.[Ahmet Haşim'in Yahya Kemal'e yazdığı mektuptan]
Küllü makamun makal, küllü ormanın çakal. ( Her makamın uygun bir sözü ve üslubu olduğu gibi her ormanın da bir çakalı mutlaka vardır.)[Arap atasözü]
Elalem harman kaldırırken, vaktiyle tohum ekmemiş olmak ne büyük gevşekliktir...
Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmâtBin türlü teseyyüp bulunur hânelerinde (Onlar ki dünyaya lâf ile düzen vermeye çalışırlar. Onların evlerine gidip bakın, hânelerinde bin türlü ihmal ve düzensizlik görürsünüz.) [Ziya Paşa]
Saçları beyazlatmışsın diyenlere: "Çatıda kar varsa eğer, ocakta kor vardır".
Gel derse Fuzuli ki güzellerde vefa var/Aldanmaki şair sözü elbette yalandır. Fuzuli
Güzellerde vefa olmaz demek yanlış ey BakîOlur vallahi billahi hemen parayı görsünler [Bakî]
Bu akşam anladim ki, bir insan diğer bir insana bazan hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. Gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim. [Kürk mantolu Madonna, Sabahattin Ali]
Eşeğini parçalayıp kaçan kurdun arkasından bakan köylü demiş ya "Sen de bir gün öleceksin ama neyleyim ben yaya kaldım!"...
Bütün sevgileri atıp içimden,Varlığımı yalnız ona verdim ben,Elverir ki bir gün bana derindenTa derinden bir gün bana "GEL" desin. [Ahmet Kutsi Tecer]
kahır çölünün zirve yokuşuna yükselerekOradan,Oradan düşmek, ölmek istiyorumHüsran ve ümitsizliğin tanıdık boşluğuna... [Ahmet Haşim]
Akıl ve edep sahibine rahat yok oturmaktaBırak memleketi, garip ol, sefere çıkAyrıldıklarına bedel bulacaksın karşılıkVe gayret et, gayrettir hayatın tadı Suyu durgunluk bozar; aksa temizdir, pislenir dursa Avlanamazdı aslanlar ayrılmasa Ve isabet etmezdi ok yayından çıkmasa İmam Şafii, Şafii Divanı, A Ali Ural
"...Böyle kimseleri gördüğümüz zaman çok kere kendi kendimize sorarız: "Acaba bunlar neden yaşıyorlar? Yaşamakta ne buluyorlar? Hangi mantık, hangi hikmet bunların yeryüzünde dolaşıp nefes almalarını emrediyor?" Fakat bunu düşünürken yalnız o adamların dışlarına bakarız; onların da birer kafaları, bunun içinde, isteseler de istemeseler de işlemeye mahkum birer dimağları bulunduğunu, bunun neticesi olarak da kendilerine göre bir iç alemleri olacağını hiç aklımıza getirmeyiz."Kürk Mantolu Madonna- Sabahattin Ali
Her şey nasıl da bütündü bir zamanşimdi bahçe eksik, güllerse yarımKar yağar, hüzün bile yok ve nerdesinizAh, evet nerdesiniz yoksaydıklarım? [A. Hamdi Tanpınar]
Sokma güneşle arana, İmkânsızın parıltısını!Ve tanımadan, hiç tanımadan sev insanları!Değişmenin ebedî olduğu yerdeGüzeldir hayat! [tanpınar]
Böyle nice yolculuklara çıktım,büsbütün dönmüş de sayılmamgittiğim çoğu yerden. [Cevat Çapan]
"Bir kere yanlış trene bindiyseniz; koridordan ters tarafa yürümenin hiçbir faydası yoktur !" [ Friedrich Nietzsche]
G. Koreli Samsung'un patron Lee Kun-hee 1993'te Frankfurt'taki toplantida yöneticilerine şunu diyor:"Karınız ve çocuklarınız hariç her şeyinizi değiştireceksiniz". Sene 2013 ve Samsung dünyanın en büyük şirketlerinden biri haline geliyor. Sahi G. Koreli bir şirket toplantısını niye Frankfurt'ta yapar? şirketin yöneticileri de aynı soruyu sormaktaydılar.
"Öyle bir havada gel ki, vazgeçmek mümkün olmasın." demiş ya Orhan Veli, şuan dışarda öyle bir hava var...
“Roman okumayanlar, kendilerinden çıkamaz, kendilerini başka kimsenin yerine koyamazlar. Bir tek yaşayışları vardır, ömürlerine bin bir kişinin yaşayışını sıkıştıramazlar. Roman okumayanların acıdıkları olur ama, acımak da iki türlüdür. Biri üstünlükten gelen acıma ki gururla, bir çeşit bayağı sevinçle karışıktır; öteki ise karşımızdaki kimsenin acısını kendimizde imiş gibi duyarak acımak.” [Nurullah Ataç, Karalama Defteri]
Girdiği hamamın suyunun pis olduğunu gören Diyojen, “Burada yıkandıktan sonra nereye gidip temizlenmeli!” diye feryat etmişti.ve gene bir gün ahlaksız bir adamın ev kapısının üzerindeki “Fenalık adına hiçbir şey bu kapıdan girmesin!” kitabesini okuyunca, “O halde ev sahibi nereden girsin!” demişti Diyojen.
Ekmeyen biçmedi bu mezrada elhasılKime lazım ekmek, ona lazım ekmek. [Akbıyık Sultan]
Diyojen'e sormuşlar: - Öldüğün zaman seni nasıl gömelim? - Yüzü koyun. Çünkü yakında nasıl olsa her şey alt üst olacak!
"Balık düşünmez, çünkü o herşeyi bilir" [Arizona Dream, 1993]
'' Psikopatlıkla alakası yok. Senin dalını kıranın ağacını kökünden sökeceksin.'' [Donnie Brasco - 1997]
Uzun bekleyişlerin kalbe yansıyan ihtilalleri olur. [İskender Pala]
Nerden bilirdik, çalışmaktanKocayacağını sevgililerin,Yaşamanın güzelliği kadarHoyratlığını, bezginliğini...Biz kaldık, koyup gitti bahar,Her şeyi nerden bilirdik. [Cahit Külebi]
Sosyo-ekonomik olarak avantajlı öğrencilere daha fazla öğretmen ve eğitim olanakları veren tek ülke Türkiye'dir. [OECD]
"Harami var deyu korku salarlar, benim ipek yüklü kervanım mı var? [Karacaoğlan]
Kendini başkalarıyla kıyaslarsan ya mutsuz ya kibirli olursun. Çünkü her zaman senden iyi ve kötü durumda birilerini bulursun. [Şeyh Edebali]
Kişilere değil, ilkelere güvenin. Onlar sizi asla hayal kırıklığına uğratmaz.
Geçmiş geleceğe ışık tutmuyorsa, akıl karanlıklar içinde yürümeye başlamış demektir. [Tocqueville]
Bir Fransız atasözü der ki, “Mezarlıklar vazgeçilmez insanlarla doludur." Bence doğrusu "vazgeçilmez olduğunu sanan insanlarla doludur" olmalıdır.
Beyaz adam toprağa, ağaca ve nehire, alıp satılacak, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar. Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir. Bir gün son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu, anlayacak... [Kızılderili Şef Seattle - 1853]
Eğer birgün çok büyük bir derdin olursa; Rabbine dönüp 'Büyük bir derdim var' deme. Derdine dönüp 'Büyük bir Rabbim var' de !
“Maddiyata (paraya) tapanlar, deniz suyu içenlere benzerler, içtikçe susuzlukları artar.” [Muhyiddin İbn-i Arabi]
AKŞAM‘Akşam benim kitabım, ışıldar,Damaskodan pırıl pırıl kapakları,Açarım altın tokasını,Acele etmeden, serin ellerle.Ve okurum ilk yaprağınıMesut, samimi havasından.İkincisini okurum, sessizRüyalarımda görürümüçüncü sayfasını…’ [Rainer Maria Rilke]
Hayatta sadece iki trajedi vardir, birincisi istedigine sahip olamamaktir, öbürü sahip olmaktir. [Oscar Wilde]
Genellikle bütün büyük yanlışların altında gurur yatar."[ Ruskin]
"Zaman her şeyin ilacıysa, fazlası intihara girmez mi?" [Oğuz Atay]
"Şımardıysan, artık başka bir düşmana ihtiyacın kalmamış demektir." [Dücane Cündioğlu]
"Dil sürçmesi yoktur; bilinç altında saklanılan bir gerçeğin, bilinçsiz bir anda ağızdan kaçırılması vardır.”[Sigmund Freud]
Tek yüzün görmiyeyim, var Mısır’a sultan ol! [Necâtî]
bir finlandiyalının dev şantiye haline gelen istanbul gözlemi: "1453'te almışsınız ama hâlâ yerleşememişsiniz..."
"Kendi ahlakını düşmanından dinle, dostundan değil; dostun gözünde her yaptığın iyidir" [Sadi Şirazi]
Evrensel ahlaksızlık zamanlarında gerçeği söylemek devrimsel bir davranıştır [George Orwell]
Ve hiçbir şey istedigim yokSenden felekAma yine deUcuz olsun ekmekVe pahalı olsun insan hayatıResul HAMZATOV
Yılda bir kurbân keserler halk-ı âlem îyd içinDem be dem sâat be sâat ben senin kurbanınam [Fuzuli]
Vicdan azabı dedikleri şey, ancak bir hafta sürer. Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kâfi mazeretler tedarik etmiştir.[Sabahattin Ali]
Yıl 1990. Moskova’da Kızıl Meydan’da Ekim Devrimi’nin yıldönümü için yapılan resmi geçit. “O yılki törenlerin de bir yıl öncekinden farkı yoktu, 1989’dakinden, 1979’dakinden. Etrafta huzursuzluklar vardı ama bu Meydana yansımıyordu, rejim ayaktaydı. İşte o törenden tam 23 gün sonra Sovyetler dağıldı.
Bir evin çatısı ne kadar büyük olursa üstüne sıçan kuş o kadar çok olur. [Çin Atasözü]
“Eğer yüksek taş bir duvar ile o duvara çarpıp kırılan bir yumurta varsa, duvar ne kadar ‘doğru,’ yumurta ne kadar ‘yanlış’ olursa olsun, ben yumurtadan yanayım. Çünkü hepimiz yumurtayız. Kırılgan kabuğumuzun içinde nadide birer ruhuz hepimiz. Ve hepimizin karşısında bir duvar var. Bu, birey olarak asla yapmayacağımız şeyleri yapmaya bizi zorlayan sistemin duvarıdır. Ruhlarımızın birlikteliğiyle, kelimelerimizin kudretiyle o duvara karşı çıkmalıyız." [Haruki Murakami, Japon romancı]
Bir keresinde bugünkü petrol devlerinin çoğunu bünyesinden çıkaran standart Oil’in kurucusu Rockefellere, başarısının sırrını sormuşlar. Şöyle cevap vermiş:“Çok kolay. Bütün yapmanız gereken erken kalkmak, geç saatlere kadar çalışmak ve petrol bulmak“
Örümcek ağları birleşince, bir aslanı kıskıvrak bağlayabilir.Etiyopya Atasözü,“Gerçekleşmesi zaman alacak diye hayalinizden vazgeçmeyin, zaman nasıl olsa geçecektir.” [Earl Nightingale]
Bilmek yeterli değildir, uygulamak da gerekir. İstemek yeterli değildir, yapmak da gerekir. Es ist nicht genug zu wissen, man muss auch anwenden; es ist nicht genug zu wollen, man muss auch tun [Johann Wolfgang von Goethe]
Bir ülkenin kalıcı refah artışı sağlayabilmesinin yolu o ülkenin yükte hafif pahada ağır teknolojik mallar satmasından bunun yolu da o ülke insanlarının teknolojiye katkı yapacak buluşlar geliştirmesinden geçiyor. Bunu yapabilmenin ise tek bir yolu var: Bilime dayalı, ama yalnızca bilime dayalı eğitim.[Mahfi Eğilmez]
Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın! [Albert Camus]
Geçmiş ile gelecek suyun suya benzedigi gibi birbirine benzerler. [İbn Haldun, Mukaddime]
Sen ki ey gül, çayırda kızarıpkurumlanıyorsunkıpkırmızı, bürünmüş allarakır şen ve hoş ama mutsuz olacaksınnice güzel olsan da.Juana Ines de la Cruz [Umberto Eco, Gülün Adı]
Her gerçeğin dört köşesi vardır. Bir öğretmen olarak ben sana birini veriyorum, diğer üçünü bulmaksa senin işin...” demiş Konfüçyus.
"- Onların gerçek düşmanlarıyla savaşmadıklarının doğru olup olmadığını sordum."- İnsanın gerçek düşmanları çok güçlü olursa daha güçsüz düşmanlar seçmek gerektiği yanıtını verdi.[Umberto ECO, Gülün Adı]
"Bir ağacın tabiatı acı olunca onu götürsen cennet bahçesine diksen, cennet ırmağının suyu ile sulasan, dibine bal, halis şeker şerbeti döksen neticede yine aslına cinsine çeker, yine acı meyve verir." [Firdevsi]
“Savaşta asıl hüner her muharebeyi kazanmak değildir, düşmanı daha savaşmadan mağlup etmektir.” [Sun Zi]
Sertlik, bir çeşit ahmaklıktır. [Paul Valery] Zekânın en çok görülen işaret ve belirtisi neşedir. [Montaigne]
"sterben"Almancada "ölmek" demek. Kelime kökünde "kaskatı olmak, hareketsiz kalmak, gözleri sabitleşmek" var. Yaşamak diri olmaktır...
"Yemek yemeye niyetin varsa aşçıyı kızdırma." [Çin Atasözü]
"Acının şiddetli oluşu değil, sürekli oluşu yoruyor bizi.." [Oğuz Atay]
Farsça bir mesel var, şöyle der:"Katre derya içreyse deryadır. Katre derya içre değil ise, katre katredir derya da derya."Yani “Su damlası okyanustur. Eğer okyanus içindeyse. Yok, su damlası okyanus içinde değilse, bir su damlası bir su damlasıdır, okyanus da okyanus.”Velhasılıkelam değerli insanlarla birlikte olmak lazım. [@keskinismail]
Asıl ticareti gerçekleştirecek olan kentlinin, memur, yönetici ve toprak sahiplerine sürekli boyun eğmesi ve bunlara bağlı olması, Mezopotamya’nın büyük uygarlıklarından bu yana, yani M.Ö. 3000’lerden beri, Ortadoğu toplumlarının belirgin özelliği olmuştur. Böyle bir ortamda yenilikçi düşüncelerin ve zenginlik biriktirecek ticaretin yeşerecek toprak bulamayacağı herhalde doğrudur. [Oral Sander, Anka'nın Yükseleşi ve Düşüşü (Osmanlı Diplomasi Tarihi Üzerine Bir Deneme) ]
"Hayatımda dört hafta mutlu olmuşumdur." demiş Goethe 75 yaşında. Öyle işte... "İnsan olmak acı çekmektir."
"Krallar kendilerini halklarının çobanları olarak betimliyorlardı, ama sürülerini korumaktan ziyade yünlerini kırkmakla meşguldüler, en büyük dertleri emeği denetimleri altına alıp insanları kendi inşaat projelerinde çalışmaya zorlamaktı. Büyük umutlarla Mısır’a göç etmiş Yakup’un oğullarının çok sonraki kuşakları olarak firavunun kentlerinde didinip duran İbraniler, her milletten olan kölelerin en tanınmışlarıydı sadece." [Ian Morris, Dünyaya Neden Batı Hükmediyor (Şimdilik)]
Kanaat oluşturucular, Aydınlanma’nın Avrupa çapında yayılarak, asırlardır batıl inançla gölgelenmiş karanlık köşelere ışık saçtığından söz etmeyi seviyorlardı. Fakat Aydınlanma ne demekti? Alman düşünür Immanuel Kant sözünü sakınmıyordu:” Bilme cüretinde bulunmak! Kendi anlayış gücünüzü kullanma cesaretine sahip olmak!” [Ian Morris, Dünyaya Neden Batı Hükmediyor (Şimdilik)]
Tolstoy’un ünlü bir sözüdür: “Bütün mutlu aileler birbirine benzer, oysa her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine özgüdür.” İmparatorluklar da öyle. İmparatorlukların çözülüp dağılmasının sayısız nedeni vardır; kaybedilen muharebeler, hoşnutsuz valiler, denetim altında tutulamayan soylular, çaresiz köylüler, yetersiz bürokratlar. Oysa bir arada kalmanın yolu tektir: uzlaşmak[Ian Morris, Dünyaya Neden Batı Hükmediyor (Şimdilik)]
“Yeni hafif motorları sağlam yeni şasilerle birleştirmek, arabaları ve uçakları yarattı. 1896'da otomobiller hâlâ öyle yavaştı ki, Amerika'nın ilk araba yarışında hoşnutsuzlar sürücülere "git de kendine bir at al!" diye laf attılar. [Ian Morris, Dünyaya Neden Batı Hükmediyor (Şimdilik)]
İnsanlar, hep söylenildiği gibi sürü halinde düşünür, sürü halinde çıldırırlar, ancak akıllanmaları tek tek ve yavaş yavaş olur.” [Charles Mackay]
"Vicdan, ahlak, ideal, ilkeli olmak, yaşamın amacı, bu sözler ağzından hiç eksilmedi. Birini küçük düşürmek incitmek karalamak istediğin zaman hep böyle sözler söylersin. Ama bence bir insan bu kelimeleri bu kadar fazla kullanıyorsa esas ondan şüphe etmek lazım. " [Kış Uykusu, N. Bilge Ceylan]
Köyden kente göçte ağalar ve marabalar inşaatlarda buluştu. Ağalar mütahit, marabalar amele oldu. Mimarlara bu düzende yer yoktu! [Nevzat Sayın]
"Vicdan; güçlüleri korkutmak için düşünülmüş, korkakların kullanmış olduğu bir sözcükten başka bir şey değildir. Bizim vicdanımız güçlü kollarımız, kılıçlarsa yasalarımızdır…"#NadirSarıbacak #HalukBilginer #KışUykusu #WinterSleep #Shakespeare #NuriBilgeCeylan
* "Ancak gerçekten çalışan insan dinlenmenin keyfini sürebilir" (Heidi)
* "şu akıp giden kum seline bak;ne durması var, ne dinlenmesibak birdenbire nasıl bozuluyor dünya.nasıl atıyor bir başka dünyanın temelini." {Mevlana Celaleddin Rumi}
* Bir zamanlar, İstanbul’da, Mahmut Efendi diye biri yaşarmış. Bir gün, bir komşusu, Mahmut Efendi’yi sokakta çıplak dolaşırken görmüş. Komşu, biraz şaşkınlık ve biraz da kızgınlık içerisinde, Mahmut Efendi’ye, “Neden çıplak dolaşıyorsun?” diye çıkışmış. Mahmut Efendi de; “Soyunmuş bulundum bir kere!” diye cevap vermiş.
* Anladım ki bilgelikte büyük üzüntü yatıyor. Ve insanın bilgisi arttıkça acısı da artıyor. [Vikings 4Sx14B]
* “Savaşta asıl hüner her muharebeyi kazanmak değildir, düşmanı daha savaşmadan mağlup etmektir.” [Sun Z]
* Hayatımın en mutlu anıymış,bilmiyordum. Bilseydim,bu mutluluğu koruyabilir,her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu. [Orhan Pamuk / Masumiyet Müzesi]
🌸 Veronica A. Shoffstall ekler; "Birinin sana çiçek getirmesini beklemek yerine, git kendi bahçeni dik ve kendi ruhunu kendin süsle."
🌍 Voltaire ise tüm bu felsefeyi kahramanı Candide'in ağzından şu şekilde genişletir: "Her ne olursa olsun, biz kendi bahçemizi yeşertmeliyiz. Bu iş, üç büyük kötülük olan can sıkıntısını, ahlaksızlığı ve yoksulluğu bizden uzak tutar."
Yani kısaca; dolanma, bahçeni ek.
Kierkegaard aslında şöyle yazmıştı günlüğüne:
"Felsefenin söylediği gayet doğrudur: Yaşam geriye doğru anlaşılır. Gelgelelim öbür önermeyi unutuyorsun: Fakat ileriye doğru yaşanır."
"Zalimlerin öteki dünyada yanmasının bu dünyada zulüm gören insanlara ne faydası olduğu hala belli değil."
Friedrich Nietzsche
"İyi okumak;
yavaşça,
derinlemesine,
ihtimam ve ihtiyatla,
ardındaki niyeti düşünerek,
açık kapılar bırakarak,
nazik parmak ve gözlerle
okumak demektir..."
Friedrich Nietzsche
[Morgenröte (Tan Kızıllığı), KSA 3: 17]
"Beni ilk kez aldattığında sana, ikinci kez aldattığında bana yazıklar olsun."
Çinli Bilge Sun Tzu
There exists a field, beyond all notions of right and wrong. I will meet you there.
"iyinin ve kötünün ötesinde bir yer var seninle orada buluşacağız"
Mevlana
"Pain is inevitable. Suffering is optional. The world doesn’t stop for your grief. Life just goes on."
Haruki Murakami (Japanese novelist)
Pederem ravza-i Rıdvân be-du gendum bifurûht
Nâ-halefbâşem eger men be-ceî nefrûşem.
Hafız-ı Şirazi
"Atam Âdem, Rıdvan'ın mübarek bağlarını iki buğday tanesi mukabilinde elden çıkardı; ben de eğer o kutsal mirası bir arpa tanesi karşılığında terk etmezsem, soyumun namına leke sürmüş, hakir bir varis sayılayım."
M. Kaplan tarafından çevrilmiştir.
Arthur Schopenhauer’in kirpi ikilemi:
“Soğuk bir kış sabahı çok sayıda oklu kirpi, donmamak için birbirine bir hayli yaklaştı. Az sonra oklarının farkına vardılar ve ayrıldılar. Üşüyünce birbirlerine tekrar yaklaştılar. Oklar rahatsız edince yine uzaklaştılar. Soğuktan donmakla, batan okların acısı arasında gidip gelerek yaşadıkları ikilemi, aralarındaki uzaklık, her iki acıya da tahammül edebilecekleri bir noktaya ulaşıncaya kadar sürdü. İnsanları bir araya getiren, iç dünyalarının boşluk ve tekdüzeliğidir. Ters gelen özellikler ve tahammül edemedikleri hatalar onları birbirinden uzaklaştırır. Sonunda, bir arada var olabilecekleri, nezaket ve görgünün belirlediği ortak noktada buluşurlar.”
"Giydiğin şu gömleği
yırtıp atmalısın önce;
cehalet elbisesini,
kötülüğün temelini,
çürümenin bağlarını,
karanlık zindanı,
canlı ölümü,
duyumsayan ölüyü,
taşıyadurduğun mezarı..."
[Corpus Hermeticum, 7: 2] @Kaan_H_Okten
“Bazı hayatların daha değersiz olduğu düşüncesi, dünyadaki bütün kötülüklerin kaynağıdır.”
Paul Farmer
-Ludwig van Beethoven, 10 yaşındaki bir kız çocuğuna yazdığı mektubunda:
"Hayatın boyunca bilim ve sanatla uğraş. Çünkü ancak bunlar, insanı tanrı katına yükseltir."
"Fahre fort, übe nicht allein die Kunst, sondern dringe auch in ihr Inneres; sie verdient es, denn nur die Kunst und die Wissenschaft erhöhen den Menschen bis zur Gottheit."
Beethoven an Emilie M. in Hamburg, Töplitz, 17. Juli 1812 (BGA 585).
Original nicht bekannt; Text nach dem Erstdruck: Thayer III, S. 205. Dort lautet die Quellenangabe: "Mitgetheilt von Herrn Matthias Sirk aus Gratz in Steiermark".
“Only art and science can raise men to the level of gods.”
"Yalan söylediklerini biliyoruz,
Yalan söylediklerini biliyorlar,
Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar,
Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz,
Ama hâlâ yalan söylüyorlar."
Aleksandr Soljenitsin
Bir başkasının dümen suyuna nasıl kayılır?
Neden merak ederiz? Yeni ve karmaşık şeyler beyinde belirsizlik oluşturur, gerilim doğurur ve beyin, bunu sevmez. Kendini rahat hissetmek için kapasitesini bu belirsizliği ya da çelişkiyi çözmeye odaklar. Merak etmeyen ya biat tuzağına düşmüş ya da zihnini rölantiye almıştır. Meraksız insanın varacağı; bir başka meraklının dümen suyundan gitmek olacaktır. Zira başka bir varoluşu merak etmemiştir.
KARAR SÜREÇLERİ NASIL KALİTELİ HALE GELİR?
Merakın güzel yanı; giderilmesi halinde beyinin bu gayreti ödüllendirmesi ve dopamin üretmesidir. Kendini iyi hissedersin, merakını giderir, öğrenmiş olursun. Öğrenmek, beyin kapasitesini genişletir, karar süreçlerini kaliteli hale getirir, insanı hayatta tutacak yetenekler geliştirir.
Merak, insana bahşedilmiş en büyük ödüldür. Kaybetmemeye bak. Peşinden git ve daha fazla neyi merak edebileceğini gör. Kaybedersen biat ile cezalandırılacaksın ki bu da zihnine yapabileceğin en büyük zulüm olacaktır. Unutma ki biat, merakın can düşmanıdır.
Merak, öğrenmeyi tetikler. Şu gök kubbe nasıl ayakta duruyor? Ekonomi neden zor durumda? Biz niçin bu haldeyiz? Daha iyi bir hayat mümkün mü? Beni mutlu edenler nedir? Ateş böceği ışığını nasıl üretiyor? Okyanuslar kirlenirse ne olur? Rakiplerimden eksik yaptığım nedir?
Sorular sorular… Her biri merak ile üretilen sorular… Hele ki nitelikli merakın varsa, nitelikli sorular üretirsin. Nitelikli sorular, kaliteli cevaplara ulaştırır. Kaliteli cevaplar ise hayatı daha kolay, güzel, anlamlı kılar. Benim hayatımdaki en anlamlı noktalama işareti; soru işaretidir ki merakı temsil eder. Merakı kaybetme ki zihnin diri ve duru kalsın.
Şeref Oğuz
https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/bilinmeyenin-korkusundan-merak-ederek-uzaklas/736818
Geçti gün ferdayı ko sâat bu sâat dem bu dem.
"Dün geçti, yarın gelir mi gelmez mi belli değil; saat bu saattir, an bu an
Şeyh Galib
"In God we trust—All others must bring data."
Allah'a güvenimiz tam—Diğer herkes lütfen veri getirsin.
W. Edwards Deming
dixi et salvavi animam meam
söyledim ve ruhumu kurtardım.
"Wege entstehen dadurch, dass man sie geht."
"Yollar yürünerek oluşturulur."
Franz Kafka
"Tatlı bir yalan söylersen 10 kişi seni alkışlar, acı bir gerçek söylersen 8 kişi sana saldırır. Ama iki kişi sorgulamaya başlar. "
O iki kişiye selam olsun!..
Aylaklığa Övgü - Bertrand Russell
"sana nasıl düşüneceğin değil ne düşüneceğin öğretildi"
Baradaran-e Leyla
@Kaan_H_Okten
"Wer nicht von dreitausend Jahren sich weiß Rechenschaft zu geben, Bleib im Dunkel unerfahren, Mag von Tag zu Tage leben."
Üçbin yıllık geçmişinin hesabını yapamayan insan, karanlıkta kalms, günübirlik yaşayan insandır.
Johann Wolfgang von Goethe
"Yaşamda yapılacak o kadar çok hata var ki aynı hatada ısrar etmenin anlamı yok."
Jean-Paul Sartre
-------
Ve insanlar,
ah, benim insanlarım,
yalanla besliyorlar sizi,
halbuki açsınız,
etle, ekmekle beslenmeğe muhtaçsınız.
Ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya,
göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.
Nazım Hikmet Ran
--------
Prusya ordu geleneklerine göre yetişmiş bir general olan Kurt von Hammerstein-Equord şöyle demiştir: Subaylarımı dört sınıfa ayırırım: zekiler, çalışkanlar, tembeller ve aptallar. Her subay daima bu niteliklerden ikisine sahiptir. Zeki ve çalışkan olanları karargaha atarım. Aptal ve tembel olanlardan belirli koşullar altında faydalanılabilir. Zeki ve tembel olan adam, en yüksek liderlik pozisyonlarına hak kazanır. Zor kararlar için gerekli ve zihinsel açıklığa sahiptir. Burada zeki ve tembel olan subayın işleri en etkin bir şekilde yaptığı ve zeki olduğu için de nerede risk alıp yakalanmadan tembelliğe devam edeceğini nerede risk almaması gerektiğini bildiği vurgulanmaktadır. Hammerstein, "kim aptal ve çalışkansa ondan kurtulmak gerekir, çünkü o çok tehlikelidir" demiştir. General McArthur da benzer şeyler söylemiştir: "Zeki ama tembel bir adamı stratejist olarak, zeki ama enerjik bir adamı Kurmay başkanı olarak kullanabilirsiniz, ama enerjik ve aptal bir adamınız varsa Tanrı yardımcınız olsun." @TuncSatiroglu
-------------------------
“Şans hazırlıklı zihinlerden yanadır” Pasteur
Candide, Türk'e: "Çok geniş, çok bereketli bir toprağınız olmalı," dedi. Türk: "Yalnızca yirmi dönümlük bir yerim var," diye yanıtladı; burasını çocuklarımla birlikte eker biçerim; bu iş, üç büyük kötülük olan can sıkıntısını, ahlaksızlığı ve yoksulluğu bizden uzak tutar." Candide çiftliğine dönerken, Türk'ün söyledikleri üzerine derin derin düşündü. Pangloss'la Martin'e: "Bana bu iyi yürekli yaşlı adamın, birlikte yemek yediğimiz altı kralın hayatına değişilmiyecek bir hayatı var gibi geliyor" dedi.
Voltaire, Candide
--------------------
“İçimizde şeytan yok ... İçimizde acizlik var, tembellik var. İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç olan bir şey; hakikatleri görmekten kaçma eğilimi var.” Sabahattin Ali
--------
“Yalanlamak ve reddetmek için okuma. İnanmak ve her şeyi kabul etmek için de okuma. Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma. Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku.”
Francis Bacon
-------
Kendine yardım etmeye niyeti olmayan birine yardım etmeniz zorlayıcı, anlamsız ve gereksizdir. Hem sonuç alamazsınız hem de o kişiyle aranızın bozulma ihtimali yükselir.
Muhatabın hazır hale gelmesini beklerken sadece bilgilendirmek yeterlidir.
Bir İngiliz atasözü şöyle der: “Atı suyun kenarına götürebilirsiniz ama ona zorla su içirtemezsiniz.”
Mümin Sekman, Ataleti yenmek
"İnsan potansiyeli üzerinde yapılan çalışmalar insanların 'yapabileceklerinin limitini' eğitim ve yetenek düzeylerinin, 'yaptıklarının limitini' ise moral ve motivasyon seviyelerinin belirlediğini gösteriyor." Mümin Sekman, Ataleti yenmek
--------
“Tembellik iki çocuklu bir annedir; kızının adı açlık, oğlunun adı hırsızlık.” Victor Hugo
--------
“Tanrı bize iki yuvarlak organ verdi; biri oturmak, diğeri
düşünmek için. Başarımız hangisini daha çok kullanacağımıza bağlı!” Ann Landers
-------
“Tembellik vücudun aptallığı, aptallık da zihnin tembelliğidir.”
William Shakespeare
---------------
“İnsan ruhunun acımayı bilmesi, Tanrı’nın istemine sığınması, gerçeğin ekseni çevresinde dönmesi, hiç kuşkusuz yeryüzünde erişilmiş bir cennettir.” Francis Bacon
“İnsan her zaman kahraman olmaz ama her zaman insan olabilir,”
Francis Bacon
Francis Bacon'a göre, yanlış kararlar vermemize neden olan zihnimizin 4 tür putu vardır. Bunlar:
“Idola tribus”= “Soy Putları”: Algıya körü körüne güvenme, genelleştirme, kanıtları görmezlikten gelme ve sonuca sıçrayış.
“Idola specus”= “Mağara putları”: Kişisel eğilimler, alışkanlıklar, çevre ve okumanın biçimlendirdiği davranış kalıpları.
“Idola fori”= “Çarşı putları”: Zihni bulandıran soyut sözcükler, dayanağı olmayan kavramlarla hayatı tanımlama.
“Idola theatri”= “ Tiyatro putları”: Eski öğretilere sorgusuz teslim oluş, yıllarca benimsenmesinden dolayı basmakalıp kuramlara bağlılık.
------------------
“Kötü yönetilen bir ulus için ilk ilaç enflasyondur, ikincisi ise savaştır. İkisi de geçici bir refah sağlar ama kalıcı bir yıkım getirir. İkisi de politik ve ekonomik fırsatçıların sığınağıdır.”
Ernest Hemingway
-----
"Bir hata yapıp bunu düzeltmeyen kişi ikinci bir hata yapar."
Konfüçyüs
-------
''Çünkü insan babasının değil, alışkanlıklarının çocuğudur.''
İbn Haldun, Ahmet Arslan
------
Savoir pour prévoir,
prévoir pour pourvoir
Bilmek, öngörmek için,
öngörmek, hükmetmek için....
Auguste Comte
-------
"... zira vicdan kaskatı olunca dini neyin üzerine inşa edeceksiniz?"
Kant
“Rotterdam’lı Erasmus, hangi yandandır, öğrenmek istedim.
Ama bir tacir şu karşılığı verdi bana:
Erasmus est homo pro se, Erasmus kendinden yanadır.”
Stefan Zweig, ‘Rotterdamlı Erasmus’un Zaferi ve Trajedisi'
“Nemo in sese tentat descendere”.
Ama kimse kendi içine inmeye çalışmaz.
Romalı şair Persius
Bana göre, yalınlığı ve açıklığı hedeflemek tüm entelektüellerin ahlaki görevidir: açıklık eksikliği günahtır ve gösteriş suçtur.
Karl Popper
Toplumlar üstesinden gelemeyecekleri sorunları gündeme getirmezler.
Karl Marx
“THE MULTITUDES remained plunged in ignorance… and their leaders, seeking their votes, did not dare to undeceive them.”
"Kalabalıklar cehalet içinde kaldı, onların oyunu isteyen liderleri, onları uyandırmaya cesaret edemedi."
Winston Churchill
Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar/ ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar/ Ve sırf dardı diye kafalar düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik. Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik. C.Bukowski
Çekip giderken bu dünyadan
sana ne armağan alsam
giderayak gönlün olsun diye?
Gökçe çiçeklerini mi ilkyazın,
yaz boyu öten guguk kuşlarını mı,
sarı yapraklarını mı sonbaharın?
Bekle beni, döneceğim ben.
Çok çok, bıkmadan bekle!
Sarı yağmurların
Hüznü basınca,
Kar kasıp kavururken,
Kızgın sıcaklarda - bekle.
Uzak yerlerden mektuplar kesilince
Bekle beni.
Birlikte bekleyenlerin beklemekten
Usandığına bakma, bekle...... Konstantin Mihavloviç Simonov
"The past is never dead, it is not even past."
"Geçmiş asla ölmüş değildir, geçmiş geçmiş bile değildir." William Faulkner
Her insan mutlu olamaz...Çünkü; gereğinden fazla özler dünü,Hak ettiğinden fazla düşünür yarını...Ve hiç hak etmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü...
Her insan mutlu olamaz...Çünkü; gereğinden fazla özler hayatından çıkanları. Hak ettiğinden daha büyük umutla bekler hayatına girecekleri. Ve asla göremez yanı başındakileri...Erich Fromm
insan fırsatların gelmesini bekler,fırsatlar da insanın gelmesini...fırsatlar bekler, insanlar bekler;kazanan hep mazeret olur...
"Yalnız kalmaktan daha kötü şeyler de vardır hayatta ama genellikle bir ömür alır bunun farkına varmak... o zaman da çok geçtir ve çok geçten daha kötü bir şey yoktur hayattta." C. Bukowski
Hiç bir zaman okulumun eğitimimi engellemesine izin vermedim.
[Mark Twain]
Güvenilir bir dost aramaya adasam da ömrümü/ Hoşgörüm oyaladı durdu beni yollarda/ Beldeler ve halkları suret değiştirmişlerdi/ Sanki insanları insan değildi... Divan, İmam Şafii
Dilden çıkan da ateşe benzer. Manasız yere gah hikaye yoluyla, gah laf olsun diye çakmak taşıyla demirini birbirine vurma!
Zira ortalık karanlıktır, her tarafta pamuk dolu. Pamuk arasında kıvılcım nasıl durur? Zalim onlardır ki gözlerini kapamışlar, söyledikleri sözlerle bütün alemi yakmışlardır.
Şeker gibi söz söylemek istersen sabret, haris olma...[Mesnevi I.Cilt'den, Mevlana]
"Akropolis'te Sokrates'le tartıştık. Bana varolmadığımı ispat etti. Moralim çok bozuk..." [Woody Allen]
Gökyüzünde kuşlar vardı. / Hiç görmemiştim onları cıvıl cıvıl ötüşürken / hayır, kesinlikle görmemiştim. / Ta ki seninle tanışıncaya kadar/Tam çeyrek yüzyıl.
Ne çabuk geçiyor bu hayat!
Duyan Yok, Söyleme Başında Bin Türlü Bela Olsa/
Emin Olma Ki Her Şahsa, Hatta Evliya Olsa/
Sokar Akrep Gibi Fırsat Bulunca, Akraban Olsa/
Bütün Ebnay-i Adem Zehirli Mare Dönmüştür [Kazancı Bedih - Ağarmış saçların]
Büyük kalarak yaşamanın şartı odur ki her küçüğün kim olduğunu bilesin. [Sadi Şirazi]
Paran varsa range rover, paran yoksa game over [amerikan atasözü]
Sana gelip aleyhime söyleyecek olanlar bilmiyorlar ki dostluğumuzun cinsi onların anlayacağı bir neviden değildir. Havada, ziyada, suda ve semada aynı şeyleri sevmiş olmanın yapacağı dostluğu bilmiyorlar. Heyhat ki bu türlü dostluğun kudretini sen de bazen unutur gibi oluyorsun.[Ahmet Haşim'in Yahya Kemal'e yazdığı mektuptan]
Küllü makamun makal, küllü ormanın çakal. ( Her makamın uygun bir sözü ve üslubu olduğu gibi her ormanın da bir çakalı mutlaka vardır.)[Arap atasözü]
Elalem harman kaldırırken, vaktiyle tohum ekmemiş olmak ne büyük gevşekliktir...
Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât
Bin türlü teseyyüp bulunur hânelerinde
(Onlar ki dünyaya lâf ile düzen vermeye çalışırlar. Onların evlerine gidip bakın, hânelerinde bin türlü ihmal ve düzensizlik görürsünüz.) [Ziya Paşa]
Saçları beyazlatmışsın diyenlere: "Çatıda kar varsa eğer, ocakta kor vardır".
Gel derse Fuzuli ki güzellerde vefa var/
Aldanmaki şair sözü elbette yalandır. Fuzuli
Güzellerde vefa olmaz demek yanlış ey Bakî
Olur vallahi billahi hemen parayı görsünler [Bakî]
Bu akşam anladim ki, bir insan diğer bir insana bazan hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. Gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim. [Kürk mantolu Madonna, Sabahattin Ali]
Eşeğini parçalayıp kaçan kurdun arkasından bakan köylü demiş ya "Sen de bir gün öleceksin ama neyleyim ben yaya kaldım!"...
Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben,
Elverir ki bir gün bana derinden
Ta derinden bir gün bana "GEL" desin. [Ahmet Kutsi Tecer]
kahır çölünün zirve yokuşuna yükselerek
Oradan,
Oradan düşmek, ölmek istiyorum
Hüsran ve ümitsizliğin tanıdık boşluğuna... [Ahmet Haşim]
Akıl ve edep sahibine rahat yok oturmakta
Bırak memleketi, garip ol, sefere çık
Ayrıldıklarına bedel bulacaksın karşılık
Ve gayret et, gayrettir hayatın tadı
Suyu durgunluk bozar; aksa temizdir, pislenir dursa
Avlanamazdı aslanlar ayrılmasa
Ve isabet etmezdi ok yayından çıkmasa
İmam Şafii, Şafii Divanı, A Ali Ural
"...Böyle kimseleri gördüğümüz zaman çok kere kendi kendimize sorarız: "Acaba bunlar neden yaşıyorlar? Yaşamakta ne buluyorlar? Hangi mantık, hangi hikmet bunların yeryüzünde dolaşıp nefes almalarını emrediyor?" Fakat bunu düşünürken yalnız o adamların dışlarına bakarız; onların da birer kafaları, bunun içinde, isteseler de istemeseler de işlemeye mahkum birer dimağları bulunduğunu, bunun neticesi olarak da kendilerine göre bir iç alemleri olacağını hiç aklımıza getirmeyiz."
Kürk Mantolu Madonna- Sabahattin Ali
Her şey nasıl da bütündü bir zaman
şimdi bahçe eksik, güllerse yarım
Kar yağar, hüzün bile yok ve nerdesiniz
Ah, evet nerdesiniz yoksaydıklarım? [A. Hamdi Tanpınar]
Sokma güneşle arana, İmkânsızın parıltısını!
Ve tanımadan, hiç tanımadan sev insanları!
Değişmenin ebedî olduğu yerde
Güzeldir hayat! [tanpınar]
Böyle nice yolculuklara çıktım,
büsbütün dönmüş de sayılmam
gittiğim çoğu yerden. [Cevat Çapan]
"Bir kere yanlış trene bindiyseniz; koridordan ters tarafa yürümenin hiçbir faydası yoktur !"
[ Friedrich Nietzsche]
G. Koreli Samsung'un patron Lee Kun-hee 1993'te Frankfurt'taki toplantida yöneticilerine şunu diyor:
"Karınız ve çocuklarınız hariç her şeyinizi değiştireceksiniz". Sene 2013 ve Samsung dünyanın en büyük şirketlerinden biri haline geliyor. Sahi G. Koreli bir şirket toplantısını niye Frankfurt'ta yapar? şirketin yöneticileri de aynı soruyu sormaktaydılar.
"Öyle bir havada gel ki, vazgeçmek mümkün olmasın." demiş ya Orhan Veli, şuan dışarda öyle bir hava var...
“Roman okumayanlar, kendilerinden çıkamaz, kendilerini başka kimsenin yerine koyamazlar. Bir tek yaşayışları vardır, ömürlerine bin bir kişinin yaşayışını sıkıştıramazlar. Roman okumayanların acıdıkları olur ama, acımak da iki türlüdür. Biri üstünlükten gelen acıma ki gururla, bir çeşit bayağı sevinçle karışıktır; öteki ise karşımızdaki kimsenin acısını kendimizde imiş gibi duyarak acımak.” [Nurullah Ataç, Karalama Defteri]
Girdiği hamamın suyunun pis olduğunu gören Diyojen, “Burada yıkandıktan sonra nereye gidip temizlenmeli!” diye feryat etmişti.
ve gene bir gün ahlaksız bir adamın ev kapısının üzerindeki “Fenalık adına hiçbir şey bu kapıdan girmesin!” kitabesini okuyunca, “O halde ev sahibi nereden girsin!” demişti Diyojen.
Ekmeyen biçmedi bu mezrada elhasıl
Kime lazım ekmek, ona lazım ekmek. [Akbıyık Sultan]
Diyojen'e sormuşlar:
- Öldüğün zaman seni nasıl gömelim?
- Yüzü koyun. Çünkü yakında nasıl olsa her şey alt üst olacak!
"Balık düşünmez, çünkü o herşeyi bilir" [Arizona Dream, 1993]
'' Psikopatlıkla alakası yok. Senin dalını kıranın ağacını kökünden sökeceksin.'' [Donnie Brasco - 1997]
Uzun bekleyişlerin kalbe yansıyan ihtilalleri olur. [İskender Pala]
Nerden bilirdik, çalışmaktan
Kocayacağını sevgililerin,
Yaşamanın güzelliği kadar
Hoyratlığını, bezginliğini...
Biz kaldık, koyup gitti bahar,
Her şeyi nerden bilirdik. [Cahit Külebi]
Sosyo-ekonomik olarak avantajlı öğrencilere daha fazla öğretmen ve eğitim olanakları veren tek ülke Türkiye'dir. [OECD]
"Harami var deyu korku salarlar, benim ipek yüklü kervanım mı var? [Karacaoğlan]
Kendini başkalarıyla kıyaslarsan ya mutsuz ya kibirli olursun. Çünkü her zaman senden iyi ve kötü durumda birilerini bulursun. [Şeyh Edebali]
Kişilere değil, ilkelere güvenin. Onlar sizi asla hayal kırıklığına uğratmaz.
Geçmiş geleceğe ışık tutmuyorsa, akıl karanlıklar içinde yürümeye başlamış demektir. [Tocqueville]
Bir Fransız atasözü der ki, “Mezarlıklar vazgeçilmez insanlarla doludur." Bence doğrusu "vazgeçilmez olduğunu sanan insanlarla doludur" olmalıdır.
Beyaz adam toprağa, ağaca ve nehire, alıp satılacak, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar. Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir. Bir gün son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu, anlayacak... [Kızılderili Şef Seattle - 1853]
Eğer birgün çok büyük bir derdin olursa; Rabbine dönüp 'Büyük bir derdim var' deme. Derdine dönüp 'Büyük bir Rabbim var' de !
“Maddiyata (paraya) tapanlar, deniz suyu içenlere benzerler, içtikçe susuzlukları artar.” [Muhyiddin İbn-i Arabi]
AKŞAM
‘Akşam benim kitabım, ışıldar,
Damaskodan pırıl pırıl kapakları,
Açarım altın tokasını,
Acele etmeden, serin ellerle.
Ve okurum ilk yaprağını
Mesut, samimi havasından.
İkincisini okurum, sessiz
Rüyalarımda görürüm
üçüncü sayfasını…’ [Rainer Maria Rilke]
Hayatta sadece iki trajedi vardir, birincisi istedigine sahip olamamaktir, öbürü sahip olmaktir. [Oscar Wilde]
Genellikle bütün büyük yanlışların altında gurur yatar."[ Ruskin]
"Zaman her şeyin ilacıysa, fazlası intihara girmez mi?" [Oğuz Atay]
"Şımardıysan, artık başka bir düşmana ihtiyacın kalmamış demektir." [Dücane Cündioğlu]
"Dil sürçmesi yoktur; bilinç altında saklanılan bir gerçeğin, bilinçsiz bir anda ağızdan kaçırılması vardır.”
[Sigmund Freud]
Tek yüzün görmiyeyim, var Mısır’a sultan ol! [Necâtî]
bir finlandiyalının dev şantiye haline gelen istanbul gözlemi: "1453'te almışsınız ama hâlâ yerleşememişsiniz..."
"Kendi ahlakını düşmanından dinle, dostundan değil; dostun gözünde her yaptığın iyidir" [Sadi Şirazi]
Evrensel ahlaksızlık zamanlarında gerçeği söylemek devrimsel bir davranıştır [George Orwell]
Ve hiçbir şey istedigim yok
Senden felek
Ama yine de
Ucuz olsun ekmek
Ve pahalı olsun insan hayatı
Resul HAMZATOV
Yılda bir kurbân keserler halk-ı âlem îyd için
Dem be dem sâat be sâat ben senin kurbanınam [Fuzuli]
Vicdan azabı dedikleri şey, ancak bir hafta sürer. Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kâfi mazeretler tedarik etmiştir.[Sabahattin Ali]
Yıl 1990. Moskova’da Kızıl Meydan’da Ekim Devrimi’nin yıldönümü için yapılan resmi geçit. “O yılki törenlerin de bir yıl öncekinden farkı yoktu, 1989’dakinden, 1979’dakinden. Etrafta huzursuzluklar vardı ama bu Meydana yansımıyordu, rejim ayaktaydı. İşte o törenden tam 23 gün sonra Sovyetler dağıldı.
Bir evin çatısı ne kadar büyük olursa üstüne sıçan kuş o kadar çok olur. [Çin Atasözü]
“Eğer yüksek taş bir duvar ile o duvara çarpıp kırılan bir yumurta varsa, duvar ne kadar ‘doğru,’ yumurta ne kadar ‘yanlış’ olursa olsun, ben yumurtadan yanayım. Çünkü hepimiz yumurtayız. Kırılgan kabuğumuzun içinde nadide birer ruhuz hepimiz. Ve hepimizin karşısında bir duvar var. Bu, birey olarak asla yapmayacağımız şeyleri yapmaya bizi zorlayan sistemin duvarıdır. Ruhlarımızın birlikteliğiyle, kelimelerimizin kudretiyle o duvara karşı çıkmalıyız." [Haruki Murakami, Japon romancı]
Bir keresinde bugünkü petrol devlerinin çoğunu bünyesinden çıkaran standart Oil’in kurucusu Rockefellere, başarısının sırrını sormuşlar. Şöyle cevap vermiş:
“Çok kolay. Bütün yapmanız gereken erken kalkmak, geç saatlere kadar çalışmak ve petrol bulmak“
Örümcek ağları birleşince, bir aslanı kıskıvrak bağlayabilir.
Etiyopya Atasözü
,
“Gerçekleşmesi zaman alacak diye hayalinizden vazgeçmeyin, zaman nasıl olsa geçecektir.” [Earl Nightingale]
Bilmek yeterli değildir, uygulamak da gerekir. İstemek yeterli değildir, yapmak da gerekir.
Es ist nicht genug zu wissen, man muss auch anwenden; es ist nicht genug zu wollen, man muss auch tun
[Johann Wolfgang von Goethe]
Bir ülkenin kalıcı refah artışı sağlayabilmesinin yolu o ülkenin yükte hafif pahada ağır teknolojik mallar satmasından bunun yolu da o ülke insanlarının teknolojiye katkı yapacak buluşlar geliştirmesinden geçiyor. Bunu yapabilmenin ise tek bir yolu var: Bilime dayalı, ama yalnızca bilime dayalı eğitim.[Mahfi Eğilmez]
Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın! [Albert Camus]
Geçmiş ile gelecek suyun suya benzedigi gibi birbirine benzerler. [İbn Haldun, Mukaddime]
Sen ki ey gül, çayırda kızarıp
kurumlanıyorsun
kıpkırmızı, bürünmüş allara
kır şen ve hoş
ama mutsuz olacaksın
nice güzel olsan da.
Juana Ines de la Cruz
[Umberto Eco, Gülün Adı]
Her gerçeğin dört köşesi vardır. Bir öğretmen olarak ben sana birini veriyorum, diğer üçünü bulmaksa senin işin...” demiş Konfüçyus.
"- Onların gerçek düşmanlarıyla savaşmadıklarının doğru olup olmadığını sordum."
- İnsanın gerçek düşmanları çok güçlü olursa daha güçsüz düşmanlar seçmek gerektiği yanıtını verdi.
[Umberto ECO, Gülün Adı]
"Bir ağacın tabiatı acı olunca onu götürsen cennet bahçesine diksen, cennet ırmağının suyu ile sulasan, dibine bal, halis şeker şerbeti döksen neticede yine aslına cinsine çeker, yine acı meyve verir." [Firdevsi]
“Savaşta asıl hüner her muharebeyi kazanmak değildir, düşmanı daha savaşmadan mağlup etmektir.” [Sun Zi]
Sertlik, bir çeşit ahmaklıktır. [Paul Valery] Zekânın en çok görülen işaret ve belirtisi neşedir. [Montaigne]
"sterben"
Almancada "ölmek" demek.
Kelime kökünde "kaskatı olmak, hareketsiz kalmak, gözleri sabitleşmek" var.
Yaşamak diri olmaktır...
"Yemek yemeye niyetin varsa aşçıyı kızdırma." [Çin Atasözü]
"Acının şiddetli oluşu değil, sürekli oluşu yoruyor bizi.." [Oğuz Atay]
Farsça bir mesel var, şöyle der:
"Katre derya içreyse deryadır. Katre derya içre değil ise, katre katredir derya da derya."
Yani “Su damlası okyanustur. Eğer okyanus içindeyse. Yok, su damlası okyanus içinde değilse, bir su damlası bir su damlasıdır, okyanus da okyanus.”
Velhasılıkelam değerli insanlarla birlikte olmak lazım.
[@keskinismail]
Asıl ticareti gerçekleştirecek olan kentlinin, memur, yönetici ve toprak sahiplerine sürekli boyun eğmesi ve bunlara bağlı olması, Mezopotamya’nın büyük uygarlıklarından bu yana, yani M.Ö. 3000’lerden beri, Ortadoğu toplumlarının belirgin özelliği olmuştur. Böyle bir ortamda yenilikçi düşüncelerin ve zenginlik biriktirecek ticaretin yeşerecek toprak bulamayacağı herhalde doğrudur. [Oral Sander, Anka'nın Yükseleşi ve Düşüşü (Osmanlı Diplomasi Tarihi Üzerine Bir Deneme) ]
"Hayatımda dört hafta mutlu olmuşumdur." demiş Goethe 75 yaşında. Öyle işte... "İnsan olmak acı çekmektir."
"Krallar kendilerini halklarının çobanları olarak betimliyorlardı, ama sürülerini korumaktan ziyade yünlerini kırkmakla meşguldüler, en büyük dertleri emeği denetimleri altına alıp insanları kendi inşaat projelerinde çalışmaya zorlamaktı. Büyük umutlarla Mısır’a göç etmiş Yakup’un oğullarının çok sonraki kuşakları olarak firavunun kentlerinde didinip duran İbraniler, her milletten olan kölelerin en tanınmışlarıydı sadece." [Ian Morris, Dünyaya Neden Batı Hükmediyor (Şimdilik)]
Kanaat oluşturucular, Aydınlanma’nın Avrupa çapında yayılarak, asırlardır batıl inançla gölgelenmiş karanlık köşelere ışık saçtığından söz etmeyi seviyorlardı. Fakat Aydınlanma ne demekti? Alman düşünür Immanuel Kant sözünü sakınmıyordu:” Bilme cüretinde bulunmak! Kendi anlayış gücünüzü kullanma cesaretine sahip olmak!”
[Ian Morris, Dünyaya Neden Batı Hükmediyor (Şimdilik)]
Tolstoy’un ünlü bir sözüdür: “Bütün mutlu aileler birbirine benzer, oysa her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine özgüdür.” İmparatorluklar da öyle. İmparatorlukların çözülüp dağılmasının sayısız nedeni vardır; kaybedilen muharebeler, hoşnutsuz valiler, denetim altında tutulamayan soylular, çaresiz köylüler, yetersiz bürokratlar. Oysa bir arada kalmanın yolu tektir: uzlaşmak
[Ian Morris, Dünyaya Neden Batı Hükmediyor (Şimdilik)]
“Yeni hafif motorları sağlam yeni şasilerle birleştirmek, arabaları ve uçakları yarattı. 1896'da otomobiller hâlâ öyle yavaştı ki, Amerika'nın ilk araba yarışında hoşnutsuzlar sürücülere "git de kendine bir at al!" diye laf attılar.
[Ian Morris, Dünyaya Neden Batı Hükmediyor (Şimdilik)]
İnsanlar, hep söylenildiği gibi sürü halinde düşünür, sürü halinde çıldırırlar, ancak akıllanmaları tek tek ve yavaş yavaş olur.” [Charles Mackay]
"Vicdan, ahlak, ideal, ilkeli olmak, yaşamın amacı, bu sözler ağzından hiç eksilmedi. Birini küçük düşürmek incitmek karalamak istediğin zaman hep böyle sözler söylersin. Ama bence bir insan bu kelimeleri bu kadar fazla kullanıyorsa esas ondan şüphe etmek lazım. " [Kış Uykusu, N. Bilge Ceylan]
Köyden kente göçte ağalar ve marabalar inşaatlarda buluştu. Ağalar mütahit, marabalar amele oldu. Mimarlara bu düzende yer yoktu! [Nevzat Sayın]
"Vicdan; güçlüleri korkutmak için düşünülmüş, korkakların kullanmış olduğu bir sözcükten başka bir şey değildir. Bizim vicdanımız güçlü kollarımız, kılıçlarsa yasalarımızdır…"
#NadirSarıbacak #HalukBilginer #KışUykusu #WinterSleep #Shakespeare #NuriBilgeCeylan
* "Ancak gerçekten çalışan insan dinlenmenin keyfini sürebilir" (Heidi)
* "şu akıp giden kum seline bak;
ne durması var, ne dinlenmesi
bak birdenbire nasıl bozuluyor dünya.
nasıl atıyor bir başka dünyanın temelini."
{Mevlana Celaleddin Rumi}
* Bir zamanlar, İstanbul’da, Mahmut Efendi diye biri yaşarmış. Bir gün, bir komşusu, Mahmut Efendi’yi sokakta çıplak dolaşırken görmüş. Komşu, biraz şaşkınlık ve biraz da kızgınlık içerisinde, Mahmut Efendi’ye, “Neden çıplak dolaşıyorsun?” diye çıkışmış. Mahmut Efendi de; “Soyunmuş bulundum bir kere!” diye cevap vermiş.
* Anladım ki bilgelikte büyük üzüntü yatıyor. Ve insanın bilgisi arttıkça acısı da artıyor. [Vikings 4Sx14B]
* “Savaşta asıl hüner her muharebeyi kazanmak değildir, düşmanı daha savaşmadan mağlup etmektir.” [Sun Z]
* Hayatımın en mutlu anıymış,bilmiyordum. Bilseydim,bu mutluluğu koruyabilir,her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu. [Orhan Pamuk / Masumiyet Müzesi]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder